Ayasofya’nın katmanlı anlatısı
Ayasofya Tarih ve Deneyim Müzesi, Ayasofya’nın 1700 yıllık tarihini odağına alan bir anlatı alanı kuruyor. Ayasofya, günümüze dek ayakta kalmış en önemli anıtsal mimari eserler arasında; mimarisi, ihtişamı ve işlevselliğiyle özel bir konuma sahip. Müze, bu zengin tarihi bütünsel bir perspektifle ele alarak ziyaretçiyi yapının farklı tarihsel katmanları arasında gezdiriyor.
Müze, Sultanahmet’teki Defter-i Hakani Nezareti binasında yer alıyor. Yaklaşık 3200 metrekarelik kapalı alana yayılan 13 salon, Ayasofya’nın uzun tarihini birbirini izleyen bölümler hâlinde aktarıyor.
Görsel, işitsel ve çok dilli deneyim
Ayasofya’nın Bizans Dönemi ile Osmanlı Dönemi, en son teknolojilerden yararlanan görsel ve işitsel, sürükleyici bir gösterim aracılığıyla anlatılıyor. Müzedeki anlatımda 23 farklı dil seçeneği bulunuyor; bu yaklaşım, yapının tarihini farklı ziyaretçi profilleri için erişilebilir kılıyor.
Deneyimin merkezinde yalnızca kronolojik bilgi değil, Ayasofya’nın geçirdiği dönüşümlerin birlikte okunması yer alıyor. Müze, yapının tarihini tek bir dönemle sınırlamak yerine, farklı işlevleri ve dönemleri aynı anlatı içinde buluşturuyor.
Koleksiyon ve yapının izleri
Müzede Ayasofya koleksiyonundan eserlerin yer aldığı dört bölüm bulunuyor: Kilise, Cami, Müze ve yeniden Cami. Bu bölümlerde sergilenen eserlerin büyük kısmı ilk kez izleyiciyle buluşuyor.
Binanın zemin katındaki pencerelerden Bizans Dönemi’ne ait bir sarnıç da izlenebiliyor. Böylece müze deneyimi, sergi salonlarındaki anlatının ötesine geçerek binanın kendi içinde görünür hâle gelen tarihsel bir unsuru da kapsıyor.
Fotoğraf: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı / muze.gov.tr