Aphrodite’e adanmış antik kent Aphrodisias, korunmuş anıtları, 270 metrelik stadyumu ve mermer heykeltıraşlık mirasıyla öne çıkıyor. Ören yerinin girişindeki Afrodisias Müzesi, kazılardan çıkan eserleri bir araya getiriyor.
Afyonkarahisar Kalesi, volkanik bir kaya kütlesi üzerinde yükselen ve farklı dönemlerin savunma, inanç ve kent hafızasını bir araya getiren simgesel bir yapı.
İzmir’de Kemeraltı ile Kadifekale arasında yer alan Agora Örenyeri, Symrna antik kentinin Helenistik ve Roma dönemlerindeki idari, sosyal, kültürel ve dini merkezini görünür kılan çok katmanlı bir arkeolojik alandır.
Yunt Dağı’nın dağlık coğrafyasında kurulan Aigai, kent meclisi, agora, kutsal alan ve tiyatroyla görünür olan Hellen yerleşim düzenini; hayvancılığa dayalı ekonomik geçmişiyle birlikte izlemeye açıyor.
Alabanda Örenyeri, Karia kentleri arasında anılan; anlatılardaki adı, kazılarda ortaya çıkan tapınak temelleri ve görülebilen anıtsal yapılarıyla dikkat çeken bir arkeolojik alandır.
Alacahoyuk Muze Ve Orenyeri, dört uygarlık katmanını, anıtsal Sfenksli Kapı’yı ve Eski Tunç Çağı kraliyet mezarlarını bir araya getiren Çorum’daki önemli arkeoloji duraklarından biridir.
Göksu Vadisi’ne bakan dik bir yamaçta konumlanan Alahan Manastiri, taş işçiliği, çok parçalı külliye düzeni ve Bizans dini mimarisindeki seçkin yeriyle öne çıkar. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde 2000 yılından bu yana yer alır.
Geleneksel Alanya evi biçimindeki üç katlı ahşap kagir konakta kurulan Alanya Atatürk Evi Müzesi, Atatürk’e ait kişisel eşyaları ve yerel etnografik belleği aynı yapı içinde bir araya getirir.
Helenistik Dönem’den beri varlığını sürdüren Alanya Kalesi, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı izlerini bir araya getiren kapsamlı bir açık hava müzesi niteliğinde.
Alexandrıa Troas Örenyeri, planlı kent dokusu, geniş sur sistemi ve Herodes Atticus Gymnasiumu ile öne çıkan antik yerleşimin izlerini bir araya getirir.
Amisos Tepesi, Toraman Tepe ve yamaçlarında şekillenen Amisos Antik Kenti’nin yerleşim, ticaret ve nekropol izlerini bir araya getirir; Amisos Hazinesi ise bu çok katmanlı geçmişin dikkat çekici buluntuları arasındadır.
Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Paleolitik Çağ’dan itibaren Anadolu topraklarının özgün eserlerini, Mahmutpaşa Bedesteni ve Kurşunlu Han’ın tarihî atmosferinde kronolojik bir anlatıyla bir araya getiriyor.
Anadolu Medenyetler Muzes, yeniden işlevlendirilmiş iki Osmanlı yapısında Paleolitik Çağ’dan Urartu’ya uzanan Anadolu arkeolojisi koleksiyonunu kronolojik bir kurgu içinde bir araya getirir.
Anıtkabir yerleşkesindeki müze, Atatürk’e ait eşyalardan Kurtuluş Savaşı anlatılarına, mezar odasından Atatürk Özel Kitaplığı’na uzanan dört bölümlü bir sergileme kurgusu sunuyor.
Antalya Müzesi, Perge’den çıkarılan heykellerden Osmanlı kültürünü anlatan etnografik eserlere uzanan koleksiyonuyla, Antalya coğrafyasının çok katmanlı geçmişini bir araya getiriyor.
Kura Nehri kıyısında, şehir merkezinde yer alan Ardahan Kalesi 1; Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde kullanılmış, 16. yüzyılda onarım görmüş dikdörtgen planlı bir savunma yapısıdır.
Aşıklı Höyük’te kazılarla ortaya çıkarılan evlerin birebir kopyaları, deneysel arkeoloji yaklaşımıyla höyük girişinde yeniden kuruluyor; tarih öncesi gündelik yaşama dair buluntular ve mekân düzenleri bu canlandırmaların odağını oluşturuyor.
Sönmüş volkanik bir tepe üzerindeki Assos Örenyeri; dayanıklı andezit yapıları, ünü antik dünyaya yayılan lahitleri, Aristoteles’le kurduğu bağ ve Athena Tapınağı ile öne çıkar.
Ataturk Kosku, Avrupa ve Batı Rönesans etkileri taşıyan mimarisi ile Atatürk’ün 1937’de mal varlığını Türk ulusuna armağan etme kararını aldığı tarihsel anıyı bir araya getiriyor.
Kurtuluş Savaşı sırasında karargâh olarak kullanılan tarihî yapı, bugün etnografik koleksiyonları ve Atatürk’e ayrılan üst katıyla Uşak’ın hafıza mekânlarından biri olarak öne çıkıyor.
Trabzon’daki Ayasofya Muzesi, Geç Bizans mimarisini Gürcü ve Selçuklu etkileriyle buluşturan; taş işçiliği, freskleri ve çok katmanlı yapısal geçmişiyle öne çıkan bir dini yapıdır.