Tapınmaya ayrılmış bir alanGöbeklitepe Örenyeri, yerleşim yeri olarak kullanılmadığı ve tapınmaya hizmet ettiği belirtilen bir alan olarak tanımlanır. Yaklaşık 12 bin yıllık geçmişiyle, insanlık tarihine dair değerlendirmeleri değiştiren buluntular sunmuştur. Kaynak metne göre Göbeklitepe, dünyanın bilinen en eski ve en büyük tapınma (kült) merkezi sayılır; dinsel inanışın yerleşik yaşama geçişteki etkisine ilişkin önemli bir kanıt olarak değerlendirilir.Harran Ovası’na hâkim konumdaki bu tarih öncesi alanın yalnızca sınırlı bir bölümü kazılmıştır. Buna rağmen ortaya çıkan veriler, Neolitik Çağ üzerine pek çok bilgiyi yeniden düşünmeyi gerektirmiştir. Göbeklitepe; avcı-toplayıcı yaşamı, tarım ve hayvancılığa geçiş, tapınak mimarisi ve sanatın doğuşunu anlamaya katkı sağlayan bir arkeolojik odak niteliğindedir. Varlığını M.Ö. 8 bin dolaylarına dek sürdürdüğü, ardından terk edildiği ve başka ya da benzer amaçlarla kullanılmadığı aktarılır.T biçimli dikilitaşların kurduğu mekânAlanı karakterize eden en dikkat çekici buluntular, boyu 6 metreyi ve ağırlığı 40 tonu bulabilen T formlu anıtsal dikilitaşlardır. Bu dikilitaşların 10 ila 12’si, dairesel planda dizilerek taş duvarlarla birbirine bağlanmıştır. Ortadaki karşılıklı büyük bir çift dikilitaş ile çevresindekiler, yuvarlak ya da oval kapalı mekânlar oluşturur.Kazılarla bu mekânların altısı ortaya çıkarılmış; jeomanyetik ölçümlerde ise sayılarının 20’ye ulaşabileceği belirlenmiştir. Dikilitaşlar üzerinde insan, hayvan ve soyut semboller yer alır. Taşa işlenen rölyeflerin yanında üç boyutlu hayvan kabartmaları da bulunur. Gövdelerinde el, kol ve parmak motifleri taşıyan bazı dikilitaşlar ise stilize insan heykelleri olarak yorumlanır.Kazıların açtığı perspektifGöbeklitepe kazıları 1995’te Alman arkeolog Prof. Dr. Klaus Schmidt tarafından başlatılmış ve Schmidt’in 2014’teki ölümüne dek 20 yıl sürdürülmüştür. Alan, şaşırtıcı anıtsal mimarisiyle 2018 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmiş; Türkiye’de 2019, “Göbeklitepe Yılı” ilan edilmiştir.Kaynak metinde kazı alanının A, B, C ve D olarak bölümlendirildiği; yürüyüş gezi güzergâhıyla çevrelendiği ve üstünün kapatıldığı belirtilir. Göbeklitepe kazılarından çıkarılan sanat eserleri ve heykelcikler ise Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir. Leopar rölyefi ile yaban domuzu, leylek, tilki, ceylan, akrep, yılan ve kafası olmayan insan kabartmaları, dönemin inancına dair önemli bulgular arasında anılır.
Ören Yeri / Arkeolojik Alan · Şanlıurfa
Göbeklitepe Örenyeri
Göbeklitepe Örenyeri, tapınmaya hizmet ettiği belirtilen yapısı, T biçimli anıtsal dikilitaşları ve Neolitik Çağ’a ilişkin yerleşik kabulleri sarsan buluntularıyla Şanlıurfa’nın öne çıkan arkeolojik alanlarından biri.
Şanlıurfa
Fotoğraf: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı / muze.gov.tr