Hatuniye Külliyesi’nin ayakta kalan yapılarından
Gülbaharhatun Camii, medrese, imaret, mektep, hamam ve dârülkurrânın da bulunduğu Hatuniye Külliyesi içinde inşa edilmiştir. Külliyeden, türbeyle birlikte ayakta kalabilmiş iki yapıdan biri olan cami, Yavuz Sultan Selim’in annesi Gülbahar Hatun’un hatırası için yaptırılmıştır. Caminin inşa kitabesi bulunmaz; kaynaklar yapının 1514 yılında yaptırıldığını gösterir.
Yapı, erken devir Osmanlı mimarisinde ayrı bir plan tipi oluşturan zaviyeli camiler grubunda değerlendirilir. Bu niteliğiyle, külliye içindeki konumunun yanı sıra erken Osmanlı mimari anlayışının Trabzon’daki örneklerinden biri olarak dikkat çeker.
Taş işçiliği ve iç mekân ayrıntıları
Caminin duvar işçiliği özenli olarak tanımlanır. Pencerelerde, son cemaat yerinde, kemerlerde ve minarede koyu gri ile sarımsı beyaz taş bir arada kullanılmıştır. İç mekânda mermer mihrap, sade kenar bordürleri ve bitkisel süslemeli tepeliğiyle öne çıkar. Beşgen niş, mukarnaslı bir kavsarayla sonlanırken köşeliklerde ikişer kabara, yani gül bezek motifi yer alır.
Mermer minber ise sade bırakılmıştır. Caminin klasik dönem süslemelerinin bozulduğu; bugün görülen süslemelerin son onarımlar sırasında yapıldığı belirtilir.
Gülbaharhatun Türbesi
Caminin doğusunda bulunan Gülbaharhatun Türbesi, Hatuniye Külliyesi’nden cami dışında günümüze gelebilen tek eserdir. Yavuz Sultan Selim tarafından annesi Gülbahar Hatun için yaptırılan türbe, külliyenin en eski yapısıdır ve 1505 yılında inşa edilmiştir. Günümüze kadar birçok kez onarımdan geçen yapı, kubbeli ve sekizgen prizma biçimindedir.
Türbenin kuzey cephesi dışındaki bütün cephelerinde pencere bulunur. Renkli taşlarla bezeli pencere kemerlerinin üzerinde kabartma madalyonlar yer alır; bunların içleri zengin süslemelerle doldurulmuştur. Güneydoğuya açılan kapının üzerinde inşa kitabesi ile rûmîler içinde iki besmele bulunur.
Fotoğraf: Tanıtma Genel Müdürlüğü Arşivi, Servet Uygun " class="center-icon" data-lightbox="image"> Gülbaharhatun Camii Görsel Sahibi: Tanıtma Genel Müdürlüğü Arşivi, Ser