Bir evden kamusal hafızaya
İzmir Atatürk Müzesi’nin bulunduğu bina, 1875-1880 yıllarında halı tüccarı Takfor tarafından ev olarak yaptırıldı. 9 Eylül 1922’de sahibinin binayı terk etmesinin ardından yapı hazinenin mülkiyetine geçti; İzmir’e giren Türk ordusu tarafından karargâh olarak kullanıldı.
17 Şubat 1923’te İzmir İktisat Kongresi toplandığı sırada Atatürk, şahsi çalışmalarını bu binada yürüttü. Kongrenin ardından karargâh taşındı ve hazine yapıyı Naim Bey’e otel olarak kullanması için kiraladı. İzmir Belediyesi binayı 13 Ekim 1926’da satın alarak yeni eşyalarla birlikte Atatürk’e hediye etti. Atatürk, 1930-1934 yılları arasında İzmir’e her gelişinde bu evde kaldı.
Müzeye dönüşen yapı
Atatürk’ün 10 Kasım 1938’deki vefatının ardından ev, veraset yoluyla kız kardeşi Makbule Baysan’a intikal etti. İzmir Belediyesi, binayı müze yapmak üzere 25 Eylül 1940’ta istimlak etti; yapı 11 Eylül 1941’de halka açıldı.
Müze, 5 Ekim 1962’den itibaren Atatürk İl Halk Kütüphanesi ve İzmir Şehri Atatürk Müzesi adını taşıdı. Binanın mülkiyeti 28 Aralık 1972’de İzmir Arkeoloji Müzesi’ne verildi. Restorasyon ve düzenleme çalışmalarının ardından 29 Ekim 1978’de Atatürk ve Etnografya Müzesi adıyla törenle ziyarete açıldı. Etnografik eserlerin 13 Mayıs 1988’de açılan yeni Etnografya Müzesi’ne taşınmasından sonra kurumun adı Atatürk Müzesi oldu.
Neoklasik mimari içinde kişisel eşyalar
Osmanlı ve Levanten mimarisinin karışımından oluşan Neoklasik yapı; bodrum, zemin, birinci kat ve çatı katından meydana gelir. Müze, Atatürk’ün kullandığı eşyaları görme imkânı sunarken, binanın kendi tarihini de İzmir’in çok katmanlı yakın geçmişiyle birlikte taşır.
Fotoğraf: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı / muze.gov.tr