Külliye fikri ve eğitim işlevi
Kirmizi Medrese, Cizre Beyliği döneminde II. Han Şeref Bey tarafından 14. yüzyılda yaptırılmıştır. Yapı, kırmızı tuğlalardan inşa edildiği için bu adla anılır. Döneminde bölge âlimlerinin yetiştiği bir yüksek öğrenim kurumu işlevi üstlenen medrese, yalnızca eğitim mekânı olarak değil; medrese, mescit ve türbe gibi üç ayrı binanın birbirleriyle ustalıkla ilişkilendirildiği bir külliye olarak da tanımlanır.
Kompleksin parçaları, kapılar aracılığıyla birbirine bağlanırken teknik özellikleri ve bezemeleri de üslup bakımından birbirini tamamlar. Bu bütünlük, yapının aynı tarihte inşa edilmiş bir kompleks olarak değerlendirilmesine imkân verir.
Avlu etrafında kurulan plan
Kirmizi Medrese kuzey-güney doğrultusunda uzanan dikdörtgen planlı, açık avlulu ve iki eyvanlı bir yapıdır. Giriş eyvanı doğu duvarının ortasında yer alır; bunun karşısında, batıda öğrenci odalarının merkezinde ana eyvan bulunur. Dört yanı revaklarla çevrili avlu, yapının birimleri arasındaki düzenin odağını oluşturur.
Avlunun güney kanadı mescide, baş müderris odalarına ve türbeye ayrılmıştır. Diğer kanatlarda ise müderris ve öğrenci odaları yer alır. Kaynağın özellikle özenle yapıldığını belirttiği bölümler, güneydeki mescit, baş müderris odası ve türbedir. Bu yerleşim, eğitim, ibadet ve anma işlevlerini tek bir mimari düzen içinde buluşturur.
Tarihî yapıların çevrelediği alan
Medrese, farklı dönemlere tarihlenen başka önemli yapıların da bulunduğu bir alan içinde inşa edilmiştir. Yapının güneyinde, Hz. Nuh Tufanı’ndan sonra yapıldığına inanılan Hz. Nuh Türbesi ile İslâm âlimi ve mucit İsmail Ebu’l İzzel-Cezeri’ye ait türbe yer alır. Daha güneyde Mîr Abdal Medresesi ve Mem û Zîn Türbesi, güneydoğuda ise Cizre Ulu Camii bulunur.
Fotoğraf: Resmî kültür kaynağı