Travertenlerle yan yana bir antik kent
Pamukkale Hierapolis Antik Kenti, termal suların havayla teması sonucunda oluşan beyaz travertenlerin hemen yanında yer alır. Donmuş şelaleyi andıran kademeli oluşumlar ve yer yer teras biçimli havuzlar, antik kentin kalıntılarıyla aynı peyzajda buluşur. Kaynağa göre travertenler ile Hierapolis kalıntıları birlikte UNESCO Dünya Kültürel ve Doğal Miras Listesi’nde bulunur.
Hierapolis’in bu çevredeki varlığı, kentin termal kaynaklarla kurduğu ilişkiyi de görünür kılar. Bergama Krallığı döneminde travertenlerin yanına inşa edilen kent, termal sağlık merkezi gibi işlev görmüştür. Şifalı olduğuna inanılan kaynaklar, binlerce yıl boyunca sağlık ve güzellik arayan ziyaretçileri ağırlamıştır. Doğal oluşumların hassas yapısı nedeniyle travertenlerin yalnız belli kesimlerinde dolaşılabildiği ve sularına girilebildiği belirtilir.
Roma kentinin izleri
Hierapolis, Roma İmparatoru Neron dönemindeki MS 60 tarihli büyük depremden sonra yenilenmiş; bu süreçte Helenistik niteliğini kaybederek tipik bir Roma kenti görünümü kazanmıştır. Kentte antik tiyatro, tapınaklar, anıtsal çeşmeler, mezarlar, agora ve gymnasium gibi yapılar yer alır.
Roma Hamamı, Hierapolis’in termal merkez olarak yoğun biçimde ziyaret edildiğine işaret eden yapılardan biridir; günümüzde arkeoloji müzesi olarak kullanıldığı ve Hierapolis ile yakın çevredeki kazılardan çıkan heykel ve kalıntıları barındırdığı aktarılır. Büyük Hamam Kompleksi’nin MS II. yüzyıla tarihlenen kalıntılarında masif duvarlar ve bazı tonozlar ayaktadır. Hierapolis Tiyatrosu ise İmparator Septimius Severus zamanında, MS III. yüzyılda inşa edilmiştir; sahne cephesindeki düzen Apollon ve Artemis’e adanmış bezeli kornişle tanımlanır.
Kutsal kent ve Hristiyanlık mirası
Hierapolis, çok sayıdaki tapınak ve dinsel yapı nedeniyle arkeoloji literatüründe “Holy City”, yani Kutsal Kent olarak adlandırılır. Kentin Hristiyanlık bakımından taşıdığı önem, İsa’nın 12 havarisinden Aziz Philippus’un burada öldürülmesi ve mezarının burada bulunmasıyla ilişkilendirilir.
Azizin mezarının yer aldığı Martyrium, 5’inci yüzyılda saray mimarlarınca yapılmıştır. Kaynakta, vaftiz teknesi ve piskopos ayin mekânlarını içeren 6’ncı yüzyıl katedrali ile 7’nci yüzyıla tarihlendirilen Direkli Kilise de öne çıkarılır. Kentin farklı noktalarına yayılan daha küçük kiliselerle birlikte bu yapılar, Hierapolis’in Bizans Dönemi’nde önemli bir dinsel merkez olduğunu ortaya koyar.
Fotoğraf: Tanıtma Genel Müdürlüğü " class="center-icon" data-lightbox="image"> Hierapolis Görsel Sahibi: Tanıtma Genel Müdürlüğü Görsel Sahibi: Kültür Varlıkları ve Müzel