İç kale ve aşağı kale
Rize Kalesi, 480 metrekarelik bir alan üzerinde iç ve aşağı kale olmak üzere iki bölümden oluşur. Kültür Portalı’ndaki bilgiye göre iç kalenin I. Justinianus döneminde (527-565), aşağı kalenin ise 13’üncü yüzyılda inşa edildiği düşünülmektedir. Yapı, düzgün bir plan göstermeyen doğal bir tepe üzerinde yer alır; bu tepenin yüksekliği 150 metre olarak belirtilir.
Kalenin bugün algılanan bütünlüğü, bu iki farklı bölümün birbirleriyle kurduğu ilişki üzerinden okunur. İç kale, daha belirgin mimari unsurlarıyla yapının ayakta kalan ana çekirdeğini oluştururken, aşağı kale geçmişte daha geniş bir savunma hattına işaret eder.
Taş işçiliği ve savunma izleri
İç kale düzgün kesme taş ve moloz taş kullanılarak inşa edilmiştir. Giriş kapısı doğu yönündedir; yarım daire planlı beş kule de bu bölümün savunma karakterini belirleyen unsurlar arasındadır. Bu ayrıntılar, kalenin yalnızca bulunduğu yükseltiden değil, yapısal düzeninden de güç alan niteliğini ortaya koyar.
Aşağı Kale’nin iç kaleden kuzeydoğu ve kuzeybatı yönlerine açılarak denize ulaşan surlarla çevrili olduğu aktarılır. Bu bölümden günümüze batı duvarlarının bir kısmı ile bazı kule kalıntıları ulaşmıştır. Kalenin farklı kesimlerindeki bu kalıntılar, yapının tarihsel ölçekte daha geniş bir çevreleme ve savunma düzeni taşıdığını gösterir.
Seyir noktası olarak kale
Kale çevresi, kaynakta belirtilen çevre düzenlemesiyle çay bahçesi olarak işletilen bir alanla ilişkilidir. Rize Kalesi ayrıca kenti seyretmek için kent merkezindeki ideal noktalardan biri olarak tanımlanır. Böylece yapı, mimari kalıntıları ve savunma geçmişinin yanı sıra, kente yukarıdan bakma imkânı sunan konumuyla da öne çıkar.
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen restorasyon çalışmalarının kaynak metninde devam ettiği belirtilmektedir.
Fotoğraf: Resmî kültür kaynağı