Yer altından şekillenen iki obruk
Silifke Cennet Cehennem Obrukları, yer altı sularının uzun yıllar boyunca kireç tabakasını eritmesiyle oluşan boşlukların tavanlarının çökmesi sonucu meydana gelmiş doğal oluşumlardır. Elips biçimindeki Cennet Obruğu’nun ağız açıklığı 250 x 110 metre, derinliği ise 70 metredir. Tabanın güney tarafında, 200 metre uzunluğa ve en derin noktasında 135 metreye ulaşan büyük bir mağaranın girişi bulunur. Obruğun tabanına 450 basamakla ulaşılır.
Cennet Obruğu’nun 75 metre kuzeyindeki Cehennem Obruğu, 75 x 50 metre ölçülerinde bir ağız açıklığına ve 128 metre derinliğe sahiptir. Dış kenarlarındaki içbükey yapı nedeniyle bu çöküğe inmek mümkün değildir. Bakanlık anlatımında obruk, Yunan mitolojisindeki Typhon öyküsüyle de ilişkilendirilir: Zeus’un alevler kusan yüz başlı ejderhayı burada yendikten sonra onu bir süre Cehennem çukurunda hapsettiği aktarılır.
Mağara girişindeki Meryem Ana Kilisesi
Cennet Obruğu içindeki mağaranın girişinde yer alan Meryem Ana Kilisesi, blok kesme taşlarla, dikdörtgen planlı ve düz damlı olarak doğu-batı doğrultusunda inşa edilmiştir. Yapının kuzey ve güneydeki uzun kenarlarında altışar kemerli pencere açıklığı bulunur. Batıdaki giriş kapısının üzerindeki dört satırlık yazıt, kilisenin Paulus adlı dindar bir kişi tarafından Meryem Ana’ya ithafen yaptırıldığını bildirir.
Doğudaki apsis ile apsisin iki yanındaki keşiş odalarının üstü kubbeyle örtülüdür. Apsisin kubbesi ve iç duvarları fresklerle süslenmiştir; fresklerde Hz. İsa ve havarileri işlenir. Kaynak metin, kiliseyi M.S. 5. yüzyıla tarihler.
Çöküğün güney ucundaki Zeus Tapınağı
Zeus Tapınağı, Cennet Çöküğü’nün güney ucunda yer alır. İlk evresi Helenistik Döneme tarihlenen yapı Dor düzenindedir. Kuzey duvarında, yerinde bulunmayan taşlar üzerinde Helenistik ve Roma dönemlerinde görev yapmış 130 din adamının adlarının yazıldığı belirtilir. Tapınak, Hıristiyanlık döneminde kiliseye çevrilmiştir; güney bölümünün duvarı günümüze ulaşmamıştır.
Fotoğraf: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı / muze.gov.tr