Taş işçiliği ve mekân kurgusu
Sungur Bey Camii, üç kubbeli son cemaat yeri ile tek kubbeli ana mekândan oluşur. Son cemaat yeri ve minaresinde iki renkli taş kullanımı görülür. Yapının taç kapısı ile mihrabındaki taş işçiliği, kaynakta özellikle özenli oluşuyla vurgulanır. Pencereler ise sütunlara oturan sivri kemerlerle çevrelenmiştir.
Bu mimari ayrıntılar, caminin bezeme diliyle birlikte değerlendirilir. Kaynağa göre yapı, güçlü süsleme tekniği ve Türk mimari tarzı tezyini sanatına ilişkin niteliğiyle ender örnekler arasında anılır. Sungur Bey Camii’nin karakterini yalnızca kubbeli kurgusu değil, taş malzemenin farklı bölümlerdeki kullanımı ve mimari elemanlarda yoğunlaşan işçilik de belirler.
Kitabenin aktardığı yapım bilgisi
Yapı üzerinde bugün herhangi bir kitabenin bulunmadığı belirtilir. Buna karşılık, camiden alındığı ifade edilen ve Harput Müzesi’nde bulunan kitabedeki metin, yapımın Sungur Bey bin Rüstem Bey bin Hüseyin Bey tarafından gerçekleştirildiğini aktarır. Kitabenin Türkçe karşılığında, Selim Han oğlu Sultan Murad dönemine ve 985 yılına yer verilir; bu tarih miladi 1569 olarak belirtilmiştir.
Kaynak, camiyi inanç ve kültür turizmi kapsamında bir cami olarak sınıflandırır. Kitabe üzerinden aktarılan banilik bilgisi ile yapının mimari özellikleri, Sungur Bey Camii’ni hem tarihsel kaydı hem de bezeme ve taş işçiliği bakımından okunabilecek bir yapı hâline getirir.
Taşınma ve yeniden kurulum
Sungur Bey Camii, bulunduğu bölgenin Keban Baraj Gölü suları altında kalması üzerine taşınmıştır. Bu süreçte yapının taşları numaralandırılmış; Orta Doğu Teknik Üniversitesi Restorasyon Bölümü tarafından Pertek ilçe merkezine taşınarak yeniden monte edilmiştir. Kaynak, caminin bu yeniden kurulumun ardından kullanıma açıldığını bildirir.
Fotoğraf: Resmî kültür kaynağı