Ayvalık Uluslararası Film Festivali, beşinci yılında sinemayı tekil filmlerin toplamı olmaktan çıkarıp bir kent okumasına dönüştürüyor. 14-20 Eylül tarihleri arasındaki program, 41 ülkeden 76 filmi Ayvalık’ın farklı mekânlarına yayarken kurmaca, belgesel, kısa film ve animasyonu aynı takvimde buluşturuyor. Bu genişlik içinde asıl dikkat çekici olan, seçkinin güncel meseleleri perdede bırakmaması: Yerinden edilme, ekolojik tahribat, orta sınıfın dönüşümü, kent belleği ve toplumsal dayanışma, film gösterimlerine söyleşi ve buluşmalarla eşlik ediyor.
## Açılışta büyük isim, programda çoklu yönler
Festival 14 Eylül Pazartesi akşamı Büyük Park Amfitiyatro’da Pedro Almodóvar’ın Buruk Noel filmiyle açılıyor. Türkiye prömiyeri niteliğindeki bu gösterim, programın uluslararası sinemaya açılan vitrinini temsil ediyor. Ancak Ayvalık’taki güçlü hat, yalnızca auteur sinemasının tanınmış adlarıyla sınırlı değil. Gregg Araki’nin Seni İstiyorum’u, Valeska Grisebach’ın Düşlenen Macera’sı, Paweł Pawlikowski’nin Ata Yurdu ve Ildikó Enyedi’nin Sessiz Dost’u, farklı anlatı tonları arasında dolaşan izleyici için belirgin duraklar oluşturuyor.
Bu filmleri aynı gün içinde art arda yetiştirmeye çalışmak yerine, programı iki eksende kurmak daha verimli görünüyor: Bir gün uluslararası seçkiye, bir gün ise Türkiye’den ve belgesel sinemadan gelen başlıklara ayrılabilir. Rauf Denktaş Kültür Merkezi, Vural Sineması ve Fabrika Ayvalık arasındaki geçişler bu nedenle yalnızca lojistik bir mesele değil; festivalin farklı seyir ritimlerini deneyimlemek için de bir imkân.
## Türkiye’nin bugünü perdeye nasıl yansıyor?
Programın en kuvvetli kümelerinden biri, “Orta Sınıflar Nereye Gidiyor?” başlığı altında bir araya gelen Türkiye filmleri. Seçki, ekonomik ve toplumsal değişimlerin gündelik hayat üzerindeki basıncını tek bir kuşağa ya da tek bir çevreye kapatmıyor. Sarı Zarflar, En Güzel Cenaze Şarkıları, Bir Arada Yalnız, İsimsiz Eserler Mezarlığı, Günyüzü, Karanlıkta Islık Çalanlar ve Süt Çiftliği bu hattın parçaları arasında yer alıyor. 17 Eylül Perşembe günü ASKEV Sera’daki aynı başlıklı konuşma, filmlerin açtığı tartışmayı eleştirel bir zemine taşıyacak.
Ekoloji ve yaşam alanları ise “Gaiaporosis: Müştereklerin Tüketilmesi” bölümüyle öne çıkıyor. 18 Eylül Cuma günü yapılacak buluşma, hammadde çıkarımı, toprak mücadelesi ve ortak yaşam alanlarının kırılganlığı etrafında düşünülebilir. Yeşim Ustaoğlu ile Selen Heinz’ın Kuru Taşın Başı belgeseli bu çerçevede özellikle önemli bir durak: Yusufeli Barajı nedeniyle yerinden edilen insanların hikâyesini izleyen film, dönüşümü yalnızca fiziksel çevrenin değil, aidiyetin ve hafızanın da meselesi olarak ele alıyor.
## Konuşmalar ve müzik, seçkinin yan notu değil
Ayvalık programında söyleşiler, gösterimlerin ardından eklenmiş tamamlayıcı etkinlikler gibi durmuyor. 15 Eylül’deki “Kent Hafızası” buluşması, sinema salonlarının ve kolektif seyir deneyiminin şehir yaşamındaki yerini tartışmaya açıyor. 16 Eylül’de “Tekinsiz İstanbul’un Korkulu Mekânları”, kentin sinemadaki karanlık coğrafyasına eğiliyor. 19 Eylül’deki “Cesur ve Yeni Kısa” ile 20 Eylül’deki animasyon konuşması ise kısa formun ve çizginin bağımsız ifade alanlarını görünür kılıyor.
18 Eylül akşamı Pür Cunda’da gerçekleşecek Bulutsuzluk Özlemi konseri de festivalin müzikle kurduğu bağı belirginleştiriyor. Caner Kaya’nın Yaşamaya Mecbursun! belgeselinin programda yer almasıyla birlikte düşünüldüğünde, konser yalnızca bir yan etkinlik değil; Türkiye’nin yakın kültürel tarihine açılan başka bir kapı niteliği taşıyor.
## Programı planlarken
Festivalin merkezi tek bir salon değil. Bu nedenle gösterim saatlerini, mekânları ve söyleşileri birlikte değerlendirmek gerekiyor. ASKEV Sera’daki konuşmalar ücretsiz; çocuklara yönelik Cesur Kedi Moxy gösterimi de 19 Eylül’de Yeni Mahalle Düğün Alanı’nda ücretsiz düzenleniyor. Biletli gösterimler için ön satış dönemi 14 Eylül’e kadar sürüyor; açılış filmi ayrı fiyatlandırılıyor. Yoğun ilgi görmesi beklenen açılış, uluslararası seçkideki akşam seansları ve Kuru Taşın Başı gibi güncel Türkiye belgeselleri için biletleri erkenden planlamak yerinde olur.
Ayvalık’ın bu yılki festivali, sinemayı kaçırılmayacak filmler listesine indirgemeyen bir program kuruyor. Perde ile kent, güncel mesele ile arşiv, uluslararası dolaşım ile yerel hafıza arasında bağ arayanlar için 14-20 Eylül haftası, sezonun en dikkatli hazırlanmış sinema duraklarından biri olmaya aday.



