Venedik’te açıklanan Final Cut in Venice ödülleri, yalnızca birkaç yapımın post-prodüksiyon bütçesine katkı sunmuyor; Afrika ve Ortadoğu sinemasının görünürlük koşullarını da yeniden tartışmaya açıyor.
Scottish Ballet’nin sonbahar programı, Julia Cheng’in dünya prömiyeri “Entress” ile Crystal Pite’ın “Emergence”ını aynı akşamda buluşturuyor. İkili program, çağdaş balenin bireysel deneyim ile toplu hareket arasındaki gerilimi nasıl kurabildiğine bakıyor.
6. İstanbul Uluslararası Oda Müziği Festivali, yalnızca seçkin icracıları aynı sahnede ağırlamıyor; ustalık sınıfları, sanatçı konuşmaları ve genç müzisyenlere açtığı alanla İstanbul’un klasik müzik mevsimine başka türlü bir yakınlık öneriyor.
C/O Berlin’de açılan kapsamlı Carrie Mae Weems sergisi, fotoğrafı yalnızca görüntü üretimi değil, temsil hakkı, toplumsal hafıza ve kurumsal iktidar üzerine çalışan bir alan olarak yeniden öne çıkarıyor.
2026 Pegasus Ödülleri, şiiri yalnızca kitap raflarında değil; çocuk edebiyatı, eleştiri, emek ve yeni sesler arasında işleyen geniş bir kamusal alan olarak yeniden görünür kılıyor.
İstanbul Devlet Opera ve Balesi, Afife Jale’nin hayatından hareketle kurulan “Afife”yi yeni bir modern bale prodüksiyonuyla sahneye taşıyor. Yapıt, yalnızca bir biyografiyi değil, Türkiye sahnesinde kadınların görünürlüğüne dair bitmeyen tartışmayı da yeniden açıyor.
Kabataş’tan hareket eden İstanbul Arası, Boğaz yolculuğunu müzik, tiyatro ve kent anlatısıyla birleştiriyor. 11 ve 25 Eylül’deki iki durak, ulaşım aracını geçici ama dikkat çekici bir kültür mekânı olarak düşünmek için bir fırsat sunuyor.
Beyazıt Devlet Kütüphanesi’nin deprem güçlendirmesi ve restorasyon için koleksiyonlarını geçici olarak taşıma kararı, İstanbul’un en köklü bilgi mekânlarından birini yeniden düşünmeye çağırıyor. Mesele, tarihî bir yapının onarımından çok, kamusal hafızanın erişilebilirliğini kesintiye uğratmadan koruyabilmekte düğümlen
İngiltere’deki End of the Road’un 20. yılı, büyük isimleri bir vitrin olarak kullanmak yerine keşif duygusunu merkeze alan festival modelinin neden hâlâ kıymetli olduğunu gösteriyor.
16. Gwangju Bienali, Çin pavyonunun çekilmesi ve Tayvan pavyonunun adı etrafında büyüyen krizle açıldı. Mesele yalnız diplomatik bir gerilim değil; çağdaş sanatın uluslararası dolaşımında kurumların, sanatçıların ve izleyicilerin hangi dil içinde buluşabileceğine dair temel bir sınav.