İskoçya’nın Ulusal Kitap Kasabası Wigtown’da başlayan festival, edebiyatı yalnızca sahnedeki yazar söyleşilerine değil, dükkânlara, yürüyüşlere, çocuk kitaplarına ve kasabanın ortak emeğine yayıyor.
Altın Koza’da restore kopyasıyla yeniden seyirci karşısına çıkan “Drakula İstanbul’da”, Türkiye sinema tarihinin kırılgan hafızasını bugünün izleme alışkanlıklarıyla karşılaştırıyor. Asıl mesele eski bir filmi tekrar göstermek değil; görüntü, ses ve bağlamı birlikte geleceğe taşımak.
Stanislavski ve Nemiroviç-Dançenko Bale Topluluğu’nun Türkiye’deki ilk gösterisi, yalnızca konuk bir topluluğun İstanbul takvimine eklenmesi değil; klasik miras ile güncel koreografinin aynı akşamda nasıl konuşabileceğine dair güçlü bir öneri sundu.
36. Akbank Caz Festivali, 26 Eylül–11 Ekim arasında İstanbul’un farklı sahnelerine yayılırken en güçlü önerisini tek bir büyük konserden değil, kulüpler, bağımsız mekânlar ve farklı dinleme alışkanlıkları arasında kurduğu ağdan çıkarıyor.
Vitra Design Museum’da açılan Geoffrey Bawa retrospektifi, tropik modernizmi nostaljik bir üslup etiketi olmaktan çıkarıyor. Sergi, iklim, peyzaj, zanaat ve kamusal hayat arasında kurulan mimari ilişkinin bugün neden yeniden önem kazandığını soruyor.
Fondation Beyeler’in Riehen’de 26 Eylül’de aşamalı olarak açılacak genişlemesi, yeni galerilerden daha fazlasını öneriyor: Müze yapısı, park, tarihi binalar ve kamusal programlar tek bir kültürel dolaşımın parçalarına dönüşüyor.
Fatih Akın’ın San Sebastián Film Festivali’nin ana yarışmasını açan yeni filmi “Ghost Song”, ölümün ardından süren bir gençlik aşkını siyah-beyaz bir Hamburg masalına dönüştürüyor. Film, yönetmenin Türkiye kökenli sinema hafızasını doğrudan anlatıya çevirmeden yeniden duyulur kılıyor.
10. İzmir Uluslararası Edebiyat Festivali, Alberto Manguel ve Zülfü Livaneli’nin buluşmasıyla açılırken, “Edebiyat İyileştirir” teması edebiyatın bireysel tesellisinden çok kamusal diyalog kurma imkânını tartışmaya açıyor.
Javier Calvo ve Javier Ambrossi’nin “La Bola Negra”sı, Toronto’daki seyirci ödülüyle birlikte Federico García Lorca’nın eksik bırakılmış mirasını yalnızca edebî bir uyarlama olarak değil, İspanya’nın bastırılmış hafızasını katman katman açan bir sinema olayı olarak yeniden gündeme taşıdı.
Metropolitan Opera, 22 Eylül’de açtığı yeni “Macbeth” yapımıyla yalnızca sezona değil, büyük kurum operasının güncel siyasetle temas etme biçimine de bir tartışma başlattı.