Counterpublic’ın 2026 edisyonu, elli yeni sanatçı siparişini St. Louis’in nehir kıyısından mahallelerine yayıyor. Mesele yalnızca açık havada sanat göstermek değil; kamusal alanın kimin için, hangi hafızayla ve hangi geleceğe doğru kurulduğunu yeniden tartışmaya açmak.
Washington’daki Arts and Industries Building’in Ulusal Amerikan Latinoları Müzesi’ne ayrılması, yalnızca bir yer seçimi değil; müze kurma, mirası dönüştürme ve kamusal görünürlük arasındaki ilişkinin yeniden tarif edilmesi anlamına geliyor.
6. İstanbul Uluslararası Oda Müziği Festivali’nin 11 Eylül’deki Festival Buluşması, altı solisti aynı sahnede bir araya getirirken oda müziğinin gösterişten çok karşılıklı dikkatle kurulan kamusal dilini hatırlatıyor.
Venedik’te prömiyer yapan “My Undesirable Friends: Part II – Exile”, bağımsız gazetecilerin ülkelerinden ayrıldıktan sonraki hayatını izlerken belgeselin zamanı nasıl yeniden kurabileceğini gösteriyor.
12 Eylül’de Ataköy Marina Arena’da gerçekleşmesi planlanan Anyma gösterisinin iptali, yalnızca bir konserin kaybı değil; elektronik müziğin görüntü, teknoloji ve kurmaca ile kurduğu ilişkinin kamusal alanda ne kadar kırılgan hâle geldiğinin de işareti.
19-20 Eylül’de düzenlenecek Avrupa Miras Günleri, Ankara’nın tarihî merkezini yalnızca korunacak yapılar toplamı olarak değil, yaya ölçeğinde yeniden okunması gereken canlı bir kent parçası olarak gündeme getiriyor.
Luis Buñuel’in daha az bilinen Meksika dönemi filmi La ilusión viaja en tranvía, yeni 4K restorasyonuyla Venedik’te yeniden görünür olurken sinema tarihinin kanon dışına itilmiş neşeli, şehirli ve keskin damarını da geri çağırıyor.
İstanbul’daki ilk Uluslararası Kırım Film Günleri, 1926 tarihli “Alim” etrafında kurduğu programla sinemayı yalnızca temsil alanı değil, dağılmış bir hafızayı yeniden bir araya getiren bir arşiv olarak düşünüyor.
Alex Gibney’nin Venedik’te ilk kez gösterilen “Musk” belgeseli, yalnızca güçlü bir teknoloji figürünün portresini değil; belgeselin yapay zekâ, temsil ve kanıtla kurduğu yeni ve huzursuz ilişkiyi de gündeme getiriyor.
Borusan Contemporary’nin 19 Eylül’de açılacak “Haunted” sergisi, yapay zekânın ürettiği imgeyi yalnızca teknolojik bir yenilik olarak değil; hafıza, yazarlık ve gerçeklik duygusunu dönüştüren bir kültürel eşik olarak ele alıyor.