Ender Başkan’ın Two Hundred Million Musketeers kitabıyla Avustralya Başbakanlık Edebiyat Ödülü’nün şiir dalını kazanması, göçmen aile hafızası, gündelik emek ve ebeveynlik etrafında kurulan şiirin ulusal edebiyat kanonundaki yerini yeniden görünür kılıyor.
33. Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali, Verdi’den Haçaturyan’a uzanan programıyla yalnızca güçlü yapımları değil, tarihî mekânın sahne sanatları üzerindeki belirleyici etkisini de yeniden gündeme getiriyor.
İstanbul Modern’in 8 Eylül’de açılan onuncu koleksiyon sergisi, Türkiye sanatının 1940’lardan bugüne uzanan dönüşümünü uluslararası karşılaşmalarla birlikte yeniden kuruyor. “Aynı Mavinin Altında”yı izlemek için dört başlıkta bir rota.
Depo’nun 16 Eylül’de açılacak yeni grup sergisi, Türkiye’nin farklı bölgelerinde silinmiş ya da bastırılmış hafızalara bakıyor. Serginin asıl iddiası, kaybı görünür kılmaktan çok, coğrafyanın hâlâ taşıdığı tanıklığı dinlemek.
San Francisco’da açılan “Mapping Genocide”, anıtları ve sokak adlarını yalnızca yön bulma araçları değil, kamusal hafızayı kuran siyasi tercihler olarak ele alıyor. Sergi, şehirlerin geçmişle ilişkisinde isim değiştirmekten daha derin bir tartışma başlatıyor.
Nairobi’de 7 Eylül’de başlayan Pan-Afrika Mimarlık Bienali, kıtayı ulusal pavyonların rekabetiyle değil; iklim, malzeme, hafıza ve müşterek sorunlar üzerinden düşünmeye çağırıyor. Asıl mesele, mimarlık bilgisinin nerede üretildiğini yeniden tarif etmek.
Madrid’de 11-13 Eylül tarihlerinde gerçekleşen Back to the Book, bağımsız yayıncılığın görünürlük, dolaşım ve okurla doğrudan temas sorunlarını aynı mekânda buluşturuyor.
Rami Kütüphanesi’nin uluslararası yeşil kütüphane ödülündeki birinciliği, İstanbul’da kültür yapılarının yalnızca içerikleriyle değil, kamusal hayatı nasıl örgütledikleriyle de değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatıyor.
Yayoi Kusama’nın ölümünden haftalar sonra Amsterdam’daki büyük retrospektif, sanatçının noktalardan ibaret sanılan dünyasını yeniden ve daha dikkatli okumaya çağırıyor.
Fotoğrafın iki yüz yıllık serüvenini odağa alan 212 Photography Istanbul, 26 Eylül–11 Ekim arasında İstanbul’un tarihî yapıları ile güncel sanat mekânlarını aynı rota üzerinde buluşturuyor. Bu seçki, festivalin geniş programında arşiv, kent, doğa, moda ve dijital görüntü arasındaki geçişleri izlemek isteyenler için bir